- “Çarli” vardı .
- “Ruhsar” vardı.
- “Lise Defteri” vardı.
- “Koçum Benim” vardı.
Çokta güzellerdi …
“bücür cadı” vardı
“çılgın bediş” vardı
hey gidi
- O artık kardeşim gibi;
- Ağlarken, en üzgün anımda yanımda;
- İhtiyaç duyduğum her an kollarına atabilirim kendimi;
- O her zaman içten ve samimi;
- Onunla aptalca fotoğraflar çekiliriz;
- Delicesine yastık savaşı yaparız;
- Çok aptalca olan şeylere bile saatlerce gülebiliriz;
- O iyi ki var.
Ben özlüyorum işte.
Bir insanla ne kadar çok hayal kurarsan her bitişin sonunda o kadar üzülüyorsun. Karşındaki tek kelime etmeden çekip gidiyor da, sen hayallerle kala kalıyorsun işte öyle.
Ben aşık biri değilim mesela. Ama özlüyorum. Hem geçmişimi, hem geleceğimi…Her şeyden konuşuyorsun karşındakiyle. Sonra o ansızın gidiyor, “her şey” seninle kalıyor. Hayallerin de öyle. Ve özlüyorsun. İşte geleceğini özlemekten kastım bu. Ben geleceğimi özlüyorum.
Koyma kadın. Donuyor amk. Al şimdi nası yicem ben bunu. Of ya. Uyuyor numarası yapıyor bir de.
Okul kapanmadan tatile gidip millete havasını atan ben şimdi akvaryum balığı gibi eve kapandım. Abi o boş bakışlı geri zekalı balık bile bi işe yarıyo ne biliyim camı temizliyo falan. Hem şu lanet olası sıcaklarda suyun içinde lan. Hayat ona güzel. Sabaha kadar otur akşama kadar uyu felsefemden bir gram kaybetmedim, bu yıllardır böyle. Ama bu sene sınava gircem. Otur ders çalış, tekrar yap ne biliyim bi boka yara dimi? Yok, onu da yapmıyorum. Geçen evdeki bi tomar eski Uykusuz’umu buldum onları okudum. Dün gittim Uykusuz Yaz aldım yarıyı geçtim bu gece biticek. Bilgisayar ejderha maşallah, alev atıyo. Bir gün patlıycak falan ondan korkuyorum. Laptop soğutucu bi işe yaramıyo derin dondurucudaki annemin vıt vıtlarını koyuyorum altına yöntem geliştirdim.
Aşk meşk desen zaten aşka inanmıyorum ama aylardır bir heyecan yok hayatımda. Yemin ederim duygularım köreldi. Allam şöyle yakışıklı, uzun boylu falan bir çocuk gönder bana. Onu seviyim, bi heyecanlanıyım falan.
(Bir de sonunu getirememe huyum var ki sorma gitsin.)
Ama işte sözün özü sıkıntıdan patlıyorum. Yazları Ankara’dan nefret ediyorum, yanıyorum, geberiyorum arkadaşım.